top of page

Kunduracı Göğsü Tehlikeli mi? Bilinenler ve Yanlış İnanışlar

  • 11 dakika önce
  • 7 dakikada okunur

Pektus ekskavatum, göğüs kemiğinin ve ona bağlanan kaburga kıkırdaklarının içe doğru çökmesiyle ortaya çıkan, doğuştan gelen bir göğüs duvarı farklılığıdır. Tıbbi yayınlarda, doğuştan gelen göğüs duvarı farklılıklarının yaklaşık %95'ini pektus tipi farklılıkların oluşturduğu ve bunlar içinde en sık görülenin pektus ekskavatum olduğu belirtilir [1].​‌​‌​​​​​‌​​​‌​‌​‌​​​​‌‌​‌​‌​‌​​​‌​‌​‌​‌​‌​‌​​‌‌​‌​​‌‌​​​‌​​​​​‌​‌​​​​‌​ Halk arasında bu görünüm için "kunduracı göğsü" ifadesi de kullanılır.

Uluslararası uzmanlık derneklerinin birlikte hazırladığı güncel uzlaşı rehberinde, pektus tipi farklılıkların yaklaşık 250 kişiden birinde görüldüğü ve hastaların çoğunda iyi tolere edildiği; bir bölümünde ise psikolojik, fizyolojik ya da her iki açıdan etkilenme olduğu belirtilmektedir [2]. Yani yayınların çerçevesi "bu durum herkes için tehlikelidir" değil, "bu kişide bir etkilenme var mı, varsa ne düzeyde" biçimindedir.

Yayınlarda bedensel yakınma olmasa bile görünüme bağlı ruhsal zorlanma yaşanabildiği belirtilir.

Bu yazının amacı tanı koymak ya da kişiye özel tıbbi tavsiye vermek değil; yayınlarda gerçekten ne söylendiğini sade bir dille aktarmaktır. İnternette bu başlık arandığında sıklıkla ürkütücü ve kesin görünen ifadelerle karşılaşılır. Aşağıda önce yayınlarda tanımlanmış bilinen etkileri, ardından sık duyulan ama olduğundan büyük görünen korkuları ele alıyoruz. Yaşam süresi gibi başlıklar bu yazıda ele alınmaz; bu tür sorular ancak kişinin kendi muayene ve tetkik bulgularına bakan bir hekimle konuşulabilir, bir blog yazısı üzerinden genellenemez.

Ne Sıklıkta Görülür ve Kimlerde Daha Belirgindir?

Yayınlarda pektus ekskavatumun her 300-1000 canlı doğumda yaklaşık bir kez görüldüğü ve en sık göğüs duvarı farklılığı olduğu bildirilir [1]. Erkeklerde yaklaşık 5 kat daha sık olduğu belirtilir. Aile öyküsünün olguların %35-40'ında bildirildiği, yani ailesel bir yatkınlığın söz konusu olabileceği de aynı kaynakta yer alır [1].

Çökmenin belirginliği zamanla değişebilir. Çoğu durumun yaşamın ilk yıllarında fark edildiği, ergenlik dönemindeki hızlı büyüme atağının ise çökmenin daha belirgin hâle gelmesiyle sık biçimde ilişkilendirildiği bildirilmektedir [1]. Bu nedenle büyüme çağında görünümün değişmesi beklenmedik bir şey değildir; ailelerin bu dönemde durumu takip ettirmesi mantıklıdır.

Pektus ekskavatum tek başına da görülebilir, başka bulgularla birlikte de. Yayınlarda kas-iskelet sistemine ait farklılıkların (örneğin skolyoz veya kifoz) pektus tipi farklılıklarla sık birlikte bulunduğu, bazı durumlarda ise tablonun Marfan sendromu gibi genetik sendromların bir parçası olabileceği belirtilir [1]. Bu, "herkeste böyle bir sendrom vardır" anlamına gelmez; sadece hekimin değerlendirmesinin neden tek bir bölgeye bakmakla sınırlı kalmadığını açıklar.

Kalp ve Solunum Üzerindeki Bilinen Etkiler

Yayınlarda tanımlanan etkilerin çoğu istirahatte değil, efor sırasında ortaya çıkar. Aktarılan bulgulara göre kalbin bir atımda pompaladığı kan hacminde azalma saptanabilir ve bu, egzersiz kapasitesinde düşüşle ilişkilendirilir; istirahatte normal olan değerler orta düzeyde eforla birlikte beklenenin altına inebilir [1]. Solunum testlerinde ise hafif ile orta düzeyde azalmalar tanımlanmıştır [1].

Bu etkilerin nedeni üzerine yapılan çalışmalar, sorunun yalnızca "akciğer hacmi" ile açıklanamayacağını gösteriyor. Konuyu derleyen yayınlarda, egzersiz kapasitesindeki kısıtlanmanın ağırlıklı olarak kalp-damar performansıyla ilişkili göründüğü ve tek başına antrenmansızlıkla açıklanamadığı tartışılmaktadır [3]. Göğüs duvarının hareketini inceleyen çalışmalar da çöken bölgede solunum hareketinin azaldığını ortaya koymuştur [4].

Kalbin yerleşimi ve ritmine ilişkin bulgular da değerlendirmenin bir parçasıdır. Aktarılan bilgilere göre pektus ekskavatumda kalbin sıklıkla sola doğru yer değiştirdiği görülür; elektrokardiyografide eksen sapması bu duruma işaret edebilir ve hastaların %16'sında çeşitli ritim bulguları bildirilmiştir [1]. Bu tür bulguların varlığı otomatik olarak ciddi bir kalp hastalığı anlamına gelmez; hekimin ekokardiyografi gibi incelemelerle tabloyu bütün olarak değerlendirmesi gerekir.

Şiddet ile Şikâyet Her Zaman Örtüşmez

Bu konudaki en önemli ayrıntı, dıştan görünen çökmenin derinliği ile kişinin hissettiği yakınmanın her zaman aynı yönde gitmemesidir. Yayınlarda, hastaların anlattığı şikâyetlerin kalp-akciğer testlerinden çıkan sayısal sonuçlarla örtüşmediği açıkça belirtilir [1]. Yani derin görünen bir çökmede yakınma az olabilir; daha az belirgin görünen bir tabloda kişi eforla zorlanabilir.

Çökmenin ölçülmesi için kullanılan indeksler karar vermeye yardımcı olur, tek başına karar vermez. Bilgisayarlı tomografiden hesaplanan Haller indeksinde 2,5 ve altı normal kabul edilirken, 3,2'nin üzerindeki değerler şiddetli olarak tanımlanır; indeksin 7'nin üzerinde olduğu kişilerde solunum testlerinde kısıtlayıcı örüntü görülme olasılığının yaklaşık 4 kat arttığı bildirilmiştir [1]. Ayrıca daha geniş hasta gruplarında çökmenin şiddeti arttıkça solunum işlevinin azaldığı gösterilmiştir [5].

Buradan çıkan sonuç ikili bir uyarıdır. Bir yandan "görünüm hafif, o zaman bakılmasına gerek yok" yaklaşımı doğru değildir; diğer yandan "çökme derin, demek ki ciddi bir hastalık var" çıkarımı da yayınların söylediği şey değildir. Doğru yol, görünümü ve yakınmayı birlikte değerlendiren bir muayenedir.

Sık Duyulan ama Olduğundan Büyük Görünen Korkular

"Bu durum mutlaka ameliyat gerektirir" yaygın ama yayınlarla uyuşmayan bir varsayımdır. Cerrahi kararında birincil ölçütün kozmetik kaygı değil, kalp-akciğer işlevinde bozulma olduğu belirtilir [1]. Uzlaşı rehberi de destekleyici izlem, psikolojik destek ve ortez ile vakum bel gibi cerrahi olmayan yöntemleri tedavi seçenekleri arasında ayrı ayrı ele almaktadır [2].

"Ameliyat olursa her şey normale döner" beklentisi de olduğu gibi kabul edilmemelidir. On beş çalışmayı bir araya getiren güncel bir derleme ve meta-analizde, cerrahi düzeltme öncesi ve sonrası en yüksek oksijen alımında anlamlı bir değişiklik saptanmadığı bildirilmiştir [7]. Erken dönemde solunum testlerinde görülen iyileşmelerin zamanla azaldığına dair gözlemler de aktarılmaktadır [1]. Görünümdeki değişim ile ölçülebilir performanstaki değişim aynı şey değildir.

"Duruş bozukluğu bu durumu yaratır" ya da "egzersizle tamamen düzelir" ifadeleri de yayınlardaki tabloyu yansıtmaz. Nedene ilişkin mekanizmalar hâlâ tam olarak bilinmemekle birlikte, göğüs kemiğinin ve kıkırdak yapının gelişimiyle ilişkili açıklamalar öne çıkar [1]. Duruş çalışmaları ve nefes egzersizleri genel sağlık açısından değerli olabilir; ancak göğüs duvarının yapısal biçimini tek başına değiştirdiklerine dair bir çerçeve bu kaynaklarda kurulmaz.

"Görünümle ilgili bir şey, o yüzden önemsiz" yaklaşımı ise ters yönde bir hatadır. Aşağıdaki bölümde görüldüğü gibi, psikolojik ve sosyal etkiler yayınlarda ölçülmüş ve tanımlanmış başlıklardır; "sadece estetik" diye geçiştirilecek bir alan değildir.

Psikolojik ve Sosyal Etkiler Küçümsenmemeli

Yayınlarda, kişi bedensel olarak yakınmasız olsa bile görünüme bağlı ruhsal zorlanma yaşayabildiği belirtilir [1]. Kontrol grubuyla karşılaştırma yapan bir çalışmada, pektus ekskavatum ve pektus karinatumlu kişilerde yaşam kalitesi puanlarının daha düşük ve beden algısının daha olumsuz olduğu bildirilmiştir [6]. Bu etkiler özellikle ergenlik döneminde daha görünür hâle gelir.

Bu nedenle "tehlikeli mi" sorusunun cevabı yalnızca kalp ve akciğer ölçümleriyle verilemez. Bir kişi için asıl yük havuzda tişörtünü çıkarmamak, spor dersinden kaçınmak ya da sürekli görünümünü düşünmek olabilir. Uzlaşı rehberinin psikolojik desteği tedavi başlıkları arasında ayrıca ele alması da bunun tesadüf olmadığını gösterir [2].

Ne Zaman Değerlendirme Gerekir?

Yakınma olmasa bile düzenli takip önerilir. Hafif pektus ekskavatumda çoğu kişide belirti azdır ya da hiç yoktur; buna karşın bir başlangıç durumunun kaydedilmesi ve değişimin izlenmesi için 1-2 yılda bir kalp-akciğer değerlendirmesi önerildiği belirtilmektedir [1].

Gecikmeden hekime danışılması gereken durumlar da tanımlanmıştır. Göğüs ağrısı, çarpıntı hissi ve eforla gelen nefes darlığı yayınlarda doğrudan bu başlıkla ilişkilendirilen yakınmalar arasında sayılır [1]. Bu yakınmalar varsa, bunların pektus ekskavatumla mı yoksa başka bir nedenle mi ilgili olduğunu ayırt etmek hekimin işidir.

Değerlendirmede hangi bölüme başvurulacağı da sık sorulan bir sorudur. Çocuklarda çocuk cerrahisi, yetişkinlerde göğüs cerrahisi sık başvurulan bölümlerdir; bazı merkezlerde bu konuda deneyimli çok disiplinli ekipler bulunur ve güncel rehberler bu tür bir ekip yaklaşımını öne çıkarır [2]. Fotoğraf kaydı, gerektiğinde solunum fonksiyon testi, elektrokardiyografi ve ekokardiyografi güncel uzlaşı önerileri arasında yer alır [1].

Ameliyatsız Yaklaşımların Yeri Nedir?

Cerrahi olmayan yöntemler arasında göğüs duvarına negatif basınç uygulayan vakum bel yaklaşımı yayınlarda ayrı bir başlık olarak yer alır. Aktarılan bilgilere göre bu yöntem, seçilmiş kişilerde bir alternatif sunar; özellikle daha az belirgin çökmelerde ve ergenlik öncesi cerrahinin uygun görülmediği genç yaş grubunda değerlendirilebilir. Uzun dönem sonuçların hâlâ araştırıldığı da açıkça belirtilmektedir [1] [8].

Bu yaklaşımın mantığı, göğüs duvarının hâlâ esnek olduğu dönemde kontrollü ve düzenli bir uygulamaya dayanmasıdır. Yayınlarda uygulama süresi, sıklığı ve takibin sonuçla ilişkili olduğu tartışılır; bu nedenle plan kişiye göre hekim tarafından belirlenir ve düzenli kontrol gerektirir [8]. Standart, herkese aynı biçimde uygulanan bir program söz konusu değildir.

Pectuslab, Kadıköy, İstanbul'da bulunan ekibiyle bu alandaki cihazları geliştirir ve üretir. Pektus ekskavatum için satışta olan Gvacuum Vakum Bel Manuel ve Gvacuum Dynamic Lite Vakum Bel modelleri, hekimin uygun görmesi hâlinde kullanılan cihazlardır; hangi modelin ve hangi boyun uygun olduğu kişiye göre değişir ve iletişime geçilerek değerlendirilebilir. Cihazların sonucu garanti ettiğine ya da belirli bir başarı oranı sağladığına dair bir iddiada bulunmuyoruz; kararın hekim değerlendirmesiyle verilmesi gerekir.

Sık Sorulan Sorular

Pektus ekskavatum bir kalp hastalığı mıdır?

Hayır, pektus ekskavatum göğüs duvarının yapısıyla ilgili bir farklılıktır. Bununla birlikte çöken göğüs kemiği kalbin yerleşimini ve efor sırasındaki performansını etkileyebildiği için değerlendirmede kalp incelemeleri de yer alır [1]. Bu, tanının kendisinin bir kalp hastalığı olduğu anlamına gelmez.

Çökme zamanla derinleşir mi?

Değişebilir. Yayınlarda çökmenin belirginliğinin büyümeyle artabildiği ve özellikle ergenlik dönemindeki hızlı büyüme atağıyla ilişkilendirildiği bildirilir [1]. Bu nedenle büyüme çağında düzenli takip önerilir.

Spor yapmak sakıncalı mı?

Bu, kişiye göre karar verilecek bir konudur ve genel bir yasak ya da izin ifadesi yayınlardan çıkarılamaz. Yayınlarda efor kapasitesinde azalma tanımlanmıştır [1] [3]; buna karşılık kimin hangi düzeyde spor yapabileceği, muayene ve gerekiyorsa efor testi sonuçlarına bakan hekimin değerlendirmesine bağlıdır. Efor sırasında göğüs ağrısı, çarpıntı veya bayılma hissi varsa mutlaka hekime danışılmalıdır.

Hafif bir çökmede hiçbir şey yapmamak doğru mu?

Hiçbir şey yapmamak ile takip etmek aynı şey değildir. Hafif tablolarda çoğu kişide yakınma az olsa da, bir başlangıç kaydı oluşturulması ve 1-2 yılda bir değerlendirme önerilmektedir [1]. Böylece bir değişim olduğunda erken fark edilir.

Kapanış

"Pektus ekskavatum tehlikeli mi?" sorusunun yayınlara dayanan kısa cevabı şudur: çoğu kişide iyi tolere edilen, bir bölümünde ise fizyolojik ya da psikolojik etkilenme yapan bir göğüs duvarı farklılığıdır [2]. Bilinen etkiler arasında efor kapasitesinde azalma, solunum testlerinde hafif-orta düzeyde değişiklikler, kalbin yer değiştirmesine bağlı bulgular ve beden algısıyla ilişkili zorlanma sayılabilir [1] [3] [6].

Abartılan kısım ise kesinlik iddiasıdır. Ne "bu görünüm mutlaka ciddi bir hastalıktır" ne de "sadece estetik bir konudur" doğrudur; ayrıca ameliyatın tüm ölçülebilir sonuçları normale döndürdüğü de yayınlarda gösterilmemiştir [7]. En doğru yaklaşım, görünümü ve yakınmaları birlikte değerlendiren bir uzman muayenesiyle kişiye özel bir izlem planı oluşturmaktır.

Kaynaklar

Bize Ulaşın

Sorularınız mı var? Pektus tedavi ürünleri ve size uygun çözüm hakkında uzman ekibimizle konuşabilirsiniz.

 
 
bottom of page