top of page

Ergenlik Döneminde Pektus ve Skolyoz Taraması: Aileler Ne Zaman Uzmana Başvurmalı?

11 dakika önce
6 dakikada okunur

Ergenlik dönemindeki büyüme atağı, hem göğüs duvarı deformitelerinin hem de omurga eğriliklerinin en belirgin hale geldiği ve bu nedenle en kolay fark edilebildiği dönemdir. Amerika Birleşik Devletleri Koruyucu Hizmetler Görev Gücü (USPSTF), adölesan idiyopatik skolyoz taraması konusunda güncel kanıtları değerlendirmiş ve okul çağı taramasının farklı sağlık sistemlerinde hâlâ uygulanan bir yaklaşım olduğunu belirtmiştir [1]. Bu yazıda, pektus deformitesi (karinatum ya da ekskavatum) takibi olan ya da olmayan ailelerin, büyüme çağında hem göğüs kafesindeki hem de omurgadaki değişiklikleri evde nasıl fark edebilecekleri ve ne zaman bir uzmana başvurmaları gerektiği ele alınıyor.

Sitemizde daha önce pektus ve skolyozun birlikte görülme sıklığını ve pektus tedavisi gören bir hastada eşlik eden hafif skolyozun nasıl izlendiğini ele alan yazılar yayımlamıştık. Bu yazı ise bir adım geriye giderek tarama ve erken fark etme aşamasına, yani henüz bir tanı konmadan önceki döneme odaklanıyor: aileler evde ya da okulda neyi fark edebilir, hangi bulgular "bekleyip görelim" yaklaşımının ötesine geçip bir uzmana başvurmayı gerektirir?

Omurga eğriliği değerlendirmesi sonrası ortez ihtiyacı gündeme gelirse, Yuxel skolyoz ortezi hakkında detaylı bilgiye skolyozorteztedavisi.com üzerinden ulaşabilirsiniz.

Bu yazıda herhangi bir hastaya özel tanı, şiddet derecelendirmesi ya da tedavi önerisi paylaşılmamaktadır; aktarılan bilgiler yayımlanmış bilimsel literatüre ve genel klinik pratiğe dayanmaktadır [1] [2] [3] [4]. Kesin değerlendirme ve tanı, ancak fizik muayene sonrasında ilgili bir uzman tarafından konulabilir.

Ergenlik Büyüme Atağı Neden Bu Kadar Kritik?

Adölesan idiyopatik skolyoz, tipik olarak ergenlik büyüme atağının başlamasıyla birlikte ortaya çıkar ya da mevcut hafif bir eğrilik bu dönemde belirginleşir; bu nedenle yaklaşık 10-14 yaş aralığı, omurga eğriliklerinin fark edilmesi açısından özellikle kritik kabul edilir [2]. Aynı büyüme döneminde göğüs kafesinin kıkırdak ve kemik yapıları da hızla şekillendiği için, daha önce fark edilmemiş ya da hafif seyreden bir pektus deformitesi de bu dönemde belirginleşebilir [4].

Bu örtüşme rastlantısal değildir. Göğüs kemiği (sternum), kaburga kıkırdakları ve omurga, büyüme sürecinde birbirine bağlı bir iskelet ünitesi olarak gelişir. Bu nedenle büyüme atağı sırasında bir bölgede fark edilen bir değişiklik, ailelerin ve hekimlerin diğer bölgeyi de gözden geçirmesi için doğal bir fırsat olarak değerlendirilebilir; bu, her göğüs duvarı bulgusunun mutlaka bir omurga sorunuyla ilişkili olduğu anlamına gelmez.

Ailelerin Evde Fark Edebileceği Bulgular

Skolyoz açısından ailelerin dikkat edebileceği bulgular arasında omuzların simetrik olmayan bir yükseklikte durması, bir kürek kemiğinin diğerinden daha fazla çıkıntılı görünmesi, belin bir tarafında oluşan kıvrım farkı, kalça hizasında fark edilen asimetri ve öne eğilme sırasında sırtın bir tarafının diğerinden daha yüksek görünmesi sayılabilir. Bu son bulgu, "öne eğilme testi" (forward bend test) olarak bilinen ve okul taramalarında yaygın kullanılan basit bir gözlem yöntemine dayanır [1] [2].

Pektus tarafında ise en sık fark edilen bulgular arasında göğüs kemiğinin öne doğru çıkıntı yapması (pektus karinatum) ya da içe doğru çökmesi (pektus ekskavatum, halk arasında kunduracı göğsü), göğüs kafesinin bir tarafının diğerinden daha belirgin görünmesi ve kaburgaların alt kısımlarında dışa doğru bir açılanma (çıkık kaburga/rib flare) yer alır. Bu bulgular genellikle ilk kez giysi değiştirirken, yüzerken ya da fotoğraflarda fark edilir.

Önemle belirtmek gerekir ki bu bulguların hiçbiri tek başına bir tanı anlamına gelmez. Buradaki amaç aileleri gereksiz yere endişelendirmek değil; büyüme çağında bu tür değişikliklerin izlenmesi gereken bir süreç olduğunu ve fark edildiğinde zaman kaybetmeden bir uzmana danışmanın doğru adım olduğunu hatırlatmaktır.

Okullarda ve Rutin Kontrollerde Tarama Nasıl Yapılıyor?

Farklı ülkelerde ve kurumlarda skolyoz taraması için farklı yaş aralıkları önerilmiştir: bazı kaynaklar 10-14 yaş arasındaki tüm çocuklarda yıllık tarama önerirken, bazıları kızlarda 11 ve 13, erkeklerde 13-14 yaşlarında taramayı, bazı pediatri kaynakları ise 10, 12, 14 ve 16 yaşlarında rutin kontrolü işaret etmektedir [2]. Bu farklılık, tek bir evrensel protokol yerine, ülkeden ülkeye ve sağlık sisteminden sisteme değişen uygulamaların bulunduğunu gösterir.

Türkiye'de bu tür bir tarama her okulda standart bir uygulama olmayabilir; bu nedenle ailelerin bu konudaki farkındalığı, erken fark etmede okul sistemine kıyasla daha belirleyici bir rol oynayabilir. Öne eğilme testinde sırt bölgesinde belirgin bir asimetri saptanması, genellikle daha ayrıntılı bir değerlendirme -gerekirse görüntüleme- için yönlendirme eşiği olarak kabul edilir [1]. Ancak bu testin evde aileler tarafından uygulanması bir tanı aracı değildir; sadece "bu konuyu bir uzmanla konuşmalı mıyız" sorusuna karar vermeye yardımcı bir gözlemdir.

Pektus ve Skolyoz Neden Birlikte Değerlendirilmeli?

Literatürde, pektus deformitesi olan hastalarda adölesan idiyopatik skolyozun genel popülasyona kıyasla daha sık görüldüğü bildirilmiştir; birden fazla çalışmayı bir araya getiren bir sistematik derlemede bu birlikteliğin çift haneli oranlarda rapor edildiği belirtilmektedir [3]. Bu bulgu, her pektus hastasının mutlaka skolyoz geliştireceği anlamına gelmez; iki durumun kısmen aynı büyüme sürecinden ve iskelet gelişiminden etkilenebildiğini gösteren istatistiksel bir ilişkidir.

Bu nedenle, pektus deformitesi nedeniyle takip edilen bir ergende omurganın da gözden geçirilmesi -ve benzer şekilde, skolyoz nedeniyle takip edilen bir hastada göğüs duvarının da değerlendirilmesi- literatürde önerilen genel bir yaklaşımdır [3]. Bu yaklaşımın amacı erken fark etmeyi kolaylaştırmak, birbirinden bağımsız iki takip sürecini gereksiz yere birbirine karıştırmak değildir; her iki durum da kendi klinik seyrine göre değerlendirilmeye devam eder.

Hangi Durumda, Hangi Uzmana Başvurulmalı?

Ailelerin en çok sorduğu sorulardan biri, bu tür bir bulgu fark edildiğinde hangi uzmana başvurulması gerektiğidir. Burada tek bir uzmanlık alanına indirgenmiş bir cevap vermek yerine şunu söylemek daha doğrudur: doğrudan bir uzmana başvurmak gerekir; bulgunun niteliğine göre bu göğüs cerrahı, çocuk cerrahı, ortopedi uzmanı ya da fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı olabilir. Hangi uzmanlığın ilk adım için en uygun olduğu, bulgunun türüne ve genellikle aile hekimi ya da çocuk hekiminin yönlendirmesine göre değişir.

Genel bir çerçeve olarak şu durumlarda değerlendirmeyi ertelememek önemlidir: göğüs kafesinde ya da omurgada yeni fark edilen ve zaman içinde artan bir asimetri, giysi veya mayo üzerinde belirginleşen omuz ya da kalça yüksekliği farkı, öne eğilme sırasında fark edilen belirgin bir sırt çıkıntısı, ya da ailede skolyoz veya belirgin bir pektus deformitesi öyküsünün bulunması. Bu maddeler kesin bir tanı listesi değil, "bu konuşmayı bir uzmanla yapmanın zamanı gelmiş olabilir" sinyalleri olarak düşünülmelidir.

Kadıköy, İstanbul'da faaliyet gösteren Pectuslab, göğüs duvarı deformitelerinin konservatif takibi konusunda aileleri bilgilendirmeyi ve gerektiğinde doğru uzmana yönlendirmeyi amaçlayan bir yaklaşım benimser; nihai tanı ve tedavi kararı her zaman muayene eden uzmana aittir.

Değerlendirme Sonrasında Süreç Nasıl İlerler?

Bir uzman tarafından yapılan ilk değerlendirme genellikle ayrıntılı bir fizik muayene, gerekli görülürse görüntüleme (röntgen gibi) ve hastanın büyüme/iskelet olgunlaşma durumunun değerlendirilmesini içerir. Skolyoz açısından eğrilik derecesi (Cobb açısı) ve kalan büyüme potansiyeli, izlem sıklığına ve olası tedavi seçeneklerine karar verirken dikkate alınan temel faktörler arasındadır.

Pektus tarafında ise deformitenin tipi, şiddeti ve hastanın büyüme evresi, konservatif -ameliyatsız- yaklaşımların mı yoksa daha yakın bir izlemin mi uygun olduğunu belirlemede rol oynar. Pectuslab'ın Gvacuum vakum bel ve Gpad ortez ürün ailesi, uygun görülen vakalarda değerlendirilebilecek konservatif seçenekler arasında yer alır; ancak hangi yaklaşımın hangi hasta için uygun olduğuna yalnızca muayene eden uzman karar verebilir - burada herhangi bir başarı oranı ya da kesin sonuç iddiasında bulunulmamaktadır.

Omurga Tarafında Ayrı Bir Kaynağımız Var

Omurga eğriliklerine yönelik bir ortez ihtiyacı gündeme geldiğinde, Pectuslab bünyesinde bu alana özgü ayrı bir ürün hattı bulunmaktadır: Yuxel skolyoz, kifoz ve lomber ortez ailesi. Bu ürünler skolyozorteztedavisi.com üzerinden ayrı bir marka olarak sunulmaktadır; omurga değerlendirmesi sonrasında ortez ihtiyacı gündeme gelirse, bu konudaki detaylı bilgiye buradan ulaşılabilir. Bu, göğüs duvarı deformiteleri için Pectuslab'ın kendi ürün hattından (Gvacuum, Gpad) tamamen ayrı, farklı bir hasta grubuna yönelik bir ürün ailesidir.

Sık Sorulan Sorular

Okulda skolyoz taraması yapılmıyorsa aileler ne yapmalı?

Okul taraması her bölgede ya da her okulda standart bir uygulama olmayabilir. Bu durumda ailelerin, özellikle ergenlik büyüme atağı sırasında çocuklarının sırt ve göğüs duvarı görünümünü ara sıra gözden geçirmesi ve şüpheli bir bulgu fark ettiklerinde çocuk hekimine ya da doğrudan ilgili bir uzmana danışması makul bir yaklaşımdır.

Hafif bir asimetri her zaman skolyoz ya da pektus deformitesi anlamına mı gelir?

Hayır. Vücut simetrisinde hafif farklılıklar sağlıklı bireylerde de sık görülebilir. Bir bulgunun klinik olarak anlamlı olup olmadığına, derecesine ve zaman içindeki seyrine bakılarak ancak bir uzman muayenesiyle karar verilebilir; evde yapılan gözlem tek başına bir tanı oluşturmaz.

Pektus takibi olan bir çocukta omurga da düzenli olarak kontrol edilmeli mi?

Bu, literatürde önerilen genel bir yaklaşımdır [3]; ancak kontrol sıklığı ve kapsamı, hastanın kendi klinik durumuna göre takip eden uzman tarafından belirlenir. Her pektus hastasında rutin olarak ileri omurga görüntülemesi gerektiği anlamına gelmez.

Aile öyküsü varsa risk daha mı yüksektir?

Ailede skolyoz veya belirgin göğüs duvarı deformitesi öyküsü bulunması, bu konudaki farkındalığı artırmak için bir neden olabilir; ancak bu tek başına bir tanı ya da kesin risk göstergesi değildir. Aile öyküsü olan çocuklarda büyüme döneminde biraz daha dikkatli gözlem yapılması, uzmana danışma kararını kolaylaştırabilir.

Kapanış

Ergenlik dönemi, hem göğüs duvarının hem de omurganın en hızlı şekillendiği ve bu nedenle değişikliklerin en kolay fark edilebildiği dönemdir. Ailelerin bu dönemde dikkatli ama endişeye kapılmadan gözlem yapması, şüpheli bir bulgu fark ettiklerinde zaman kaybetmeden bir uzmana başvurması, erken fark etmenin en pratik yoludur.

Pectuslab olarak amacımız, ailelere hem göğüs duvarı deformiteleri hem de eşlik edebilecek omurga bulguları konusunda doğru ve iddiasız bilgi sunmak, gerektiğinde doğru uzmana yönlendirmektir; kesin tanı ve tedavi kararı her zaman muayene eden hekime aittir.

Kaynaklar

Bize Ulaşın

Sorularınız mı var? Pektus tedavi ürünleri ve size uygun çözüm hakkında uzman ekibimizle konuşabilirsiniz.

 
 
bottom of page