top of page

Göğüs Kafesi ve Sırt Ağrısı: Pektus Deformiteleriyle İlişkisi

5 saat önce
6 dakikada okunur

Göğüs kafesinde bir şekil farklılığı olan kişiler ve aileleri, sıklıkla sırt bölgesinde de bir rahatsızlık ya da ağrı hissedip hissetmediklerini merak eder​‌​‌​​​​​‌​​​‌​‌​‌​​​​‌‌​‌​‌​‌​​​‌​‌​‌​‌​‌​‌​​‌‌​‌​​‌‌​​​‌​​​​​‌​‌​​​​‌​ ve bu ağrının pektus karinatum ya da pektus ekskavatum gibi bir göğüs duvarı deformitesiyle doğrudan mı ilgili olduğunu, yoksa tamamen bağımsız bir nedenden mi kaynaklandığını sorgular.

Pektus ekskavatumun güncel tedavi yaklaşımlarını gözden geçiren bir derleme, bazı hastalarda görülen göğüs ve sırt ağrısının genellikle kas-iskelet kökenli olduğunu, ancak bu ağrının kesin mekanizmasının hâlâ tam olarak anlaşılamadığını belirtir [1]. Aynı derleme, ciddi pektus ekskavatum vakalarında literatürde "pektus duruşu" olarak tanımlanan; omuzların öne kaydığı ve üst sırtın öne doğru eğrildiği bir postürün gelişebileceğini, bu duruşun hem deformiteyi görsel olarak belirginleştirebileceğini hem de omurgayla ilişkili sorunlara zemin hazırlayabileceğini vurgular [1].

Pektus ekskavatumda görülen postüral değişiklikler, tedavi seçenekleri değerlendirilirken dikkate alınan unsurlardan biridir.

Bu ilişkiyi görüntüleme yöntemleriyle inceleyen bir araştırma, pektus ekskavatum ve pektus karinatumu olan ergenlerde sağlıklı akranlara kıyasla göğüs-omurga eğrilik açısının (torasik kifoz) daha yüksek, kalça-sakral bölge hareketliliğinin ise daha sınırlı olduğunu ortaya koymuştur [2]. Yakın tarihli başka bir gözlemsel çalışma da, göğüs duvarı deformitesi nedeniyle değerlendirilen ergenlerin önemli bir kısmında öne eğik baş duruşu, omuzlarda öne yuvarlanma, artmış torasik kifoz ve skolyoz gibi postüral bulguların bir arada görüldüğünü bildirmiştir [3]. Bu yazıda, göğüs kafesi şekliyle sırt ağrısı arasındaki bu dolaylı ama literatürde belgelenen ilişkiyi, hangi mekanizmaların rol oynayabileceğini ve ne zaman bir uzmana başvurmanın anlamlı olduğunu ele alıyoruz.

Göğüs Duvarı ile Omurga Arasındaki Anatomik Bağlantı

Göğüs kafesi; omurga, kaburgalar ve göğüs kemiğinin (sternum) birlikte oluşturduğu kapalı bir yapıdır ve bu üç bileşen birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Göğüs kemiği pektus karinatumda öne, pektus ekskavatumda (halk dilinde kunduracı göğsü) ise içe doğru normalden farklı bir konumda geliştiğinde, kaburgalar ve bunlara bağlı torasik omurga da bu değişime bir şekilde uyum sağlamak durumunda kalır.

Bu uyum süreci büyük ölçüde kas ve duruş düzeyinde gerçekleşir. Göğüs kafesinin şekli değiştiğinde, gövdeyi dik tutan sırt ve karın kasları dengeyi korumak için farklı bir çalışma düzenine geçebilir; bazı kas grupları aşırı gerilirken bazıları göreceli olarak zayıflayabilir. Bu yeniden düzenlenme, zamanla sırtta yorgunluk hissi ve ağrıya zemin hazırlayabilir - özellikle uzun süre aynı pozisyonda oturma ya da ayakta durma gibi durumlarda.

"Pektus Duruşu" Kavramı ve Sırt Ağrısıyla İlişkisi

Literatürde "pektus duruşu" olarak tarif edilen bir kavram vardır [1]: ciddi pektus ekskavatumu olan bazı kişilerde, omuzların öne doğru kaydığı ve üst sırtın belirgin şekilde öne eğildiği bir postür gelişebilir. Bu duruş göğüs kemiğindeki çöküklüğü görsel olarak daha belirgin hale getirebilir ve aynı zamanda omurganın doğal desteğini azaltarak sırt bölgesinde ek yük oluşturabilir.

Bu tür bir postürel adaptasyon tek başına yeni ve ayrı bir yapısal deformite anlamına gelmez, ancak zamanla omurga çevresindeki kas ve bağ dokularının dengesini bozabilir. Nitekim torasik kifozdaki artış - yani üst sırtın normalden fazla öne eğilmesi - hem pektus ekskavatum hem de pektus karinatumu (halk dilinde güvercin göğsü) olan ergenlerde sağlıklı akranlara kıyasla daha sık gözlenmiştir [2].

Postüral Bulgular Ne Sıklıkla Görülür?

Göğüs duvarı deformitesi nedeniyle değerlendirilen ergenleri inceleyen bir çalışma, bu grupta öne eğik baş duruşu, omuzlarda öne yuvarlanma, artmış torasik kifoz ve skolyoza sık rastlandığını; bu postüral bulguların bir kısmının pektus ekskavatum, bir kısmının pektus karinatum grubunda daha belirgin olduğunu bildirmiştir [3]. Bu bulgu, göğüs kafesi şekliyle omurga duruşu arasındaki ilişkinin izole bir gözlem olmadığını, klinik pratikte tekrar tekrar karşılaşılan bir örüntü olduğunu göstermektedir.

Aynı araştırma grubunda dikkat çeken başka bir nokta, kalça ve sakral bölge hareketliliğinin de pektus ekskavatum ve karinatum gruplarında sağlıklı akranlara göre daha sınırlı bulunmasıdır [2]. Bu, sırt ağrısının yalnızca göğüs bölgesiyle sınırlı bir mesele olmayabileceğini, gövdenin alt kısımlarını da etkileyebilecek daha geniş bir postüral zincirin parçası olabileceğini düşündürmektedir.

Omurga Pozisyon Hissi Neden Önemli?

Vücudun kendi duruşunu hissetme ve algılama becerisine pozisyon hissi (proprioception) denir. Göğüs duvarı deformitesi olan ergenlerde yapılan bir değerlendirmede, sağlıklı akranlara kıyasla omurga pozisyonunu yeniden bulmada daha fazla hata yapıldığı gözlenmiştir [2]. Bu, kişinin kendi gövdesini "normal" ya da rahat hissettiği bir duruşun, aslında omurga sağlığı açısından ideal olmayan bir pozisyon olabileceği anlamına gelir.

Bu durum günlük hayatta şu şekilde yansıyabilir: kişi kendi duruşunu doğru ya da alışıldık hissederken, bu duruş aslında sırt kaslarının belirli bölgelerini sürekli gerginlik altında tutuyor olabilir. Zamanla bu tür bir yük, kas yorgunluğu ve ağrı şikayetlerine katkıda bulunabilir; bu da postür farkındalığı ve fizik tedavi yaklaşımlarının bazı hastalarda neden gündeme geldiğini açıklayan noktalardan biridir.

Sırt Ağrısının Tek Nedeni Göğüs Kafesi Şekli midir?

Bir göğüs duvarı deformitesi olan kişide görülen sırt ağrısını otomatik olarak deformitenin kendisine bağlamak doğru bir yaklaşım değildir. Ergenlik döneminde hızlı büyüme, ekran başında geçirilen uzun süreler, çanta taşıma alışkanlıkları, genel kas zayıflığı ve hareketsiz yaşam tarzı da sırt ağrısının sık görülen, deformiteden bağımsız nedenleri arasındadır.

Bu nedenle sırt ağrısı yaşayan ve aynı zamanda göğüs kafesinde bir şekil farklılığı bulunan bir kişide, ağrının kaynağının tam olarak ne olduğu ancak kapsamlı bir muayeneyle belirlenebilir. Bazı durumlarda ağrı postürel adaptasyonla ilişkiliyken, bazı durumlarda tamamen bağımsız bir nedene bağlı olabilir; bu ayrımı yapmak, doğru yaklaşımı belirlemek açısından önemlidir.

Günlük Hayatta Nelere Dikkat Edilebilir?

Kesin tedavi kararı her zaman bir uzmanla birlikte alınmalıdır, ancak genel postür hijyeni sırt sağlığını destekleyen bilinen bir yaklaşımdır. Uzun süre aynı pozisyonda oturmamak, ekran yüksekliğini göz hizasına yakın tutmak, sırt çantasını iki omuza eşit dağıtacak şekilde taşımak ve gün içinde düzenli olarak kısa molalarla duruş değiştirmek, sırt kaslarındaki tek noktalı yüklenmeyi azaltmaya yardımcı olabilir.

Genel kas kuvveti ve esnekliği desteklemeye yönelik, uzman gözetiminde planlanan hareket programları bazı hastalarda rahatsızlık hissini azaltmaya katkı sağlayabilir; ancak bu tür programların içeriği kişinin yaşına, deformitenin türüne ve eşlik eden bulgulara göre değişir. Kendi kendine, danışılmadan başlanan yoğun egzersiz programları yerine, önce bir değerlendirmeden geçmek ve önerilen yaklaşımı bu değerlendirmeye göre şekillendirmek daha güvenli bir yoldur.

Ne Yapılabilir, Ne Zaman Bir Uzmana Başvurulmalı

Sırt ağrısı sürekli hale geliyorsa, günlük aktiviteleri etkiliyorsa, zamanla artıyorsa ya da göğüs kafesindeki şekil farklılığıyla birlikte belirginleşiyorsa, doğrudan bir uzmana başvurmak anlamlı bir adımdır. Hangi uzmanlığın uygun olacağı bulgulara göre değişir; göğüs cerrahı, ortopedi uzmanı, çocuk cerrahı ya da fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı bu değerlendirmede rol alabilir.

Pectuslab olarak Kadıköy, İstanbul'daki merkezimizde göğüs duvarı deformiteleriyle ilgili genel bilgilendirme ve yönlendirme desteği sunuyoruz; sırt ağrısının kesin nedeni ve tedavi yaklaşımı her zaman muayene eden uzman tarafından belirlenir. Değerlendirme sonucunda pektus karinatum ya da pektus ekskavatum tanısı konursa, Gpad pektus karinatum ortezi veya Gvacuum vakum bel gibi ameliyatsız destek seçenekleri bir uzmanla birlikte gündeme gelebilir; bunu belirtmek gerekir ki bu, kesin bir ağrı giderme ya da tedavi süresi kısaltma iddiası değildir - yaklaşım her zaman bireysel bulgulara göre şekillenir.

Sık Sorulan Sorular

Pektus ekskavatum ya da karinatum mutlaka sırt ağrısına yol açar mı?

Hayır. Pek çok kişi hiçbir sırt ağrısı yaşamadan yaşamını sürdürür. Ancak bazı hastalarda görülen postürel adaptasyonlar (öne eğik omuzlar, artmış torasik kifoz gibi) zamanla sırt kaslarında ek yüke yol açabilir; bu ilişki kişiden kişiye değişir.

Postür egzersizleri sırt ağrısına yardımcı olur mu?

Fizik tedavi ve postür farkındalığı çalışmaları bazı hastalarda rahatsızlığı azaltmaya katkı sağlayabilir, ancak bu, deformitenin kendisini ortadan kaldırdığı ya da kesin bir sonuç garantilediği anlamına gelmez. Uygun egzersiz yaklaşımı, muayene eden uzman tarafından bireysel olarak belirlenmelidir.

Sırt ağrım göğüs kafesimle mi ilgili, yoksa başka bir nedenden mi kaynaklanıyor?

Bunu kendi başınıza kesin olarak ayırt etmeniz zordur; büyüme çağı, duruş alışkanlıkları ve kas dengesi gibi pek çok etken sırt ağrısına katkıda bulunabilir. Kesin ayrım, muayene ve gerekirse görüntüleme yöntemleriyle yapılır.

Kapanış

Göğüs kafesi şekliyle sırt ağrısı arasındaki ilişki, tek yönlü ve doğrudan bir neden-sonuç bağlantısı değil; postür, kas dengesi ve omurga hareketliliğini içeren çok bileşenli bir örüntüdür. Literatür, pektus ekskavatum ve karinatumu olan kişilerde artmış torasik kifoz, öne eğik duruş ve omurga pozisyon hissinde farklılıklar bildirse de, her sırt ağrısını otomatik olarak göğüs kafesi şekline bağlamak doğru değildir. Kalıcı ya da giderek artan bir sırt ağrısında doğru adım, beklemek yerine bir uzmana başvurup kapsamlı bir değerlendirme almaktır.

Kaynaklar

Bize Ulaşın

Sorularınız mı var? Pektus tedavi ürünleri ve size uygun çözüm hakkında uzman ekibimizle konuşabilirsiniz.

 
 
bottom of page