Pektus Ekskavatum Reflü, Çarpıntı ve Nefes Darlığı Yapar mı?
- 24 saat önce
- 5 dakikada okunur
Pektus ekskavatum sanılandan daha fazla sistemi etkileyebilir. Pektus ekskavatum (halk arasında kunduracı göğsü olarak da bilinir), göğüs kemiğinin ve komşu kaburga kıkırdaklarının içe çökmesiyle oluşan yapısal bir göğüs duvarı deformitesidir. Uzun süre yalnızca görünümle ilgili bir konu olarak değerlendirilse de, son yıllarda yayımlanan çalışmalar deformitenin şiddetine bağlı olarak kalp ve akciğerlerin çalışma biçimini de etkileyebileceğini göstermektedir [1][2]. Bu yazıda hastaların ve ailelerin en sık sorduğu üç belirti - çarpıntı, nefes darlığı ve reflü - literatürdeki bilgiler ışığında ayrı ayrı ele alınacaktır.
Literatürde bu konudaki yaklaşım kademeli olarak değişmiştir. Geçmişte pektus ekskavatumun sağlık üzerindeki etkisi çoğunlukla göz ardı edilirken, görüntüleme yöntemleri (ekokardiyografi, bilgisayarlı tomografi, kardiyopulmoner egzersiz testleri) geliştikçe göğüs kemiğinin çökmesiyle kalbin komşu yapılarına ne kadar yaklaştığı daha net gösterilebilmiştir [3]. Güncel yayınlar, semptomların deformitenin şiddetine ve çökmenin en fazla olduğu bölgeye göre değişebileceğini vurgulamaktadır [2].
Bu üç şikayetin nedenleri birbirinden farklıdır ve aynı hastada hepsi birden görülmeyebilir. Çarpıntı ve nefes darlığı büyük ölçüde göğüs kafesinin kalbe ve akciğerlere yaptığı mekanik etkiyle ilişkilendirilirken, reflü konusunda literatür henüz aynı netlikte bir mekanizma tanımlamamıştır. Aşağıdaki bölümlerde bu ayrım detaylandırılmaktadır; amaç tanı koymak değil, yayınlarda gerçekten ne söylendiğini sade bir dille aktarmaktır.
Çarpıntı: Kalbe Yakın Bir Baskı Meselesi
Çarpıntı şikayeti, pektus ekskavatumda en çok araştırılan kardiyak bulgulardan biridir. Göğüs kemiğinin içe çökmesi, özellikle çökmenin en fazla olduğu bölge kalbin sağ tarafına (sağ ventrikül ve trikuspit kapak çevresi) yakınsa, kalbin bu bölgesine dıştan bir etki oluşturabilir [2][4]. Bu etki, kalbin gevşeme/dolma evresinde (diyastol) yeterince dolamamasına yol açabilir; vücut bunu telafi etmek için kalp atım hızını artırabilir ve hasta bunu çarpıntı olarak tarif edebilir [4].
Bu etkiler genellikle egzersiz sırasında daha belirgin hale gelir. Dinlenme halinde fark edilmeyen bir durum, fiziksel efor sırasında kalbin daha fazla kan pompalaması gerektiğinde daha görünür belirtilere dönüşebilir. Sporcularda yapılan gözlemsel çalışmalar, egzersizle tetiklenen çarpıntı, göğüs ağrısı ve presenkop (bayılacakmış hissi) gibi bulguların pektus ekskavatumlu bireylerde beklenenden sık bildirildiğini, ancak bu durumun spor kardiyolojisi pratiğinde sıklıkla göz ardı edildiğini göstermektedir [1]. Bazı vaka bildirimlerinde, başka bir nedenle açıklanamayan uzun süreli hızlı kalp atışının (sinüs taşikardisi) altında pektus ekskavatuma bağlı bir dolum yetersizliğinin yattığı gösterilmiştir [4].
Bulguların elektrokardiyografi üzerinde de karşılığı olabilir. Yayınlarda sağ dal bloğu, aks sapması, atriyal büyüme gibi değişikliklerin pektus ekskavatumlu hastalarda daha sık görüldüğü, bazı olgularda ise mitral kapak prolapsusu ve ritim bozukluklarıyla birlikte seyredebildiği belirtilmektedir [1]. Bu bulgular her hastada beklenmez; deformitenin şiddeti ve çökmenin yeri bu tabloyu belirleyen ana etkenlerdendir [2].
Nefes Darlığı: Akciğer Kapasitesi mi, Mekanik Kısıtlama mı?
Nefes darlığı, pektus ekskavatum hastalarının en sık dile getirdiği şikayetlerden biridir. Uluslararası bir hasta anketinde katılımcıların önemli bir kısmının efor sırasında günlük ya da haftalık sıklıkta nefes darlığı ve göğüs ağrısı bildirdiği aktarılmıştır. Solunum fonksiyon testleri bazı hastalarda normal çıkarken, deformitenin daha ağır olduğu hastalarda kısıtlayıcı (restriktif) bir paternin ortaya çıkabildiği gösterilmiştir [5][6].
İlginç olan, nefes darlığının her zaman akciğer kapasitesiyle doğrudan orantılı olmamasıdır. Bazı çalışmalarda, egzersiz kapasitesindeki düşüşün ve nefes darlığının solunum fonksiyon testi sonuçlarıyla güçlü bir ilişki göstermediği bulunmuştur; bu da mekanizmanın salt akciğer hacmiyle sınırlı olmadığını, göğüs kafesinin mekanik kısıtlamasının ve kalple ilişkili etkenlerin de rol oynayabileceğini düşündürmektedir [6]. Bir başka derleme, pektus ekskavatumdaki solunumsal kısıtlamanın uzun süre yeterince ciddiye alınmadığını, ancak son dönemde mekanizmanın daha iyi anlaşılmaya başlandığını vurgulamaktadır [5].
Bu nedenle nefes darlığı değerlendirmesi tek bir teste indirgenmemelidir. Bir hastada hem kalple hem solunumla ilişkili etkenler aynı anda rol oynayabilir; bu yüzden kardiyopulmoner egzersiz testi gibi birleşik değerlendirmeler, tek başına istirahat halindeki akciğer fonksiyon testinden daha fazla bilgi sunabilir [6].
Reflü ile İlişkisi Ne Kadar Net?
Reflü (mide içeriğinin yemek borusuna kaçması) konusunda literatür, kalp ve akciğer bulgularındaki kadar net bir mekanizma tanımlamamıştır. Bazı aileler ve hastalar, göğüs kafesindeki yapısal değişikliğin karın içi basınç dağılımını ya da diyaframın konumunu etkileyerek reflü benzeri şikayetlere katkıda bulunabileceğini düşünmektedir; ancak pektus ekskavatum ile reflü arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kuran, geniş ölçekli ve doğrulanmış bir bilimsel kaynak şu an için sınırlıdır.
Bu nedenle reflü şikayeti olan bir pektus ekskavatum hastasında ilk adım, reflünün bağımsız bir neden mi yoksa göğüs deformitesiyle tesadüfen bir arada mı bulunduğunu ayırt etmektir. Reflü toplumda oldukça yaygın bir şikayettir ve pektus ekskavatumlu bir kişide görülmesi, tek başına aralarında nedensel bir bağlantı olduğu anlamına gelmez. Bu konuda kesin bir sonuca varmak için ayrı, hedefe yönelik bir değerlendirme gerekir; bu yazı kapsamında iddialı bir nedensellik ifadesi kullanılmamaktadır.
Üç Şikayet Aynı Hastada Birlikte Görülebilir mi?
Evet, ancak bu, üçünün aynı mekanizmadan kaynaklandığı anlamına gelmez. Bir hastada hem çarpıntı hem nefes darlığı görülebilir, çünkü ikisi de göğüs kafesinin kalp ve akciğerlerle olan yakın ilişkisinden kaynaklanan mekanik etkilerle bağlantılı olabilir [2][6]. Reflü ise büyük olasılıkla bağımsız bir sağlık konusu olarak aynı kişide bulunabilir; üçünün birlikte görülmesi otomatik olarak birbirini doğurdukları anlamına gelmez.
Deformitenin şiddeti, hangi şikayetin ön planda olacağını da etkileyebilir. Çökmenin derinliği ve konumu farklı hastalarda farklı yapılara (sağ ventrikül, akciğer dokusu gibi) farklı düzeyde etki edebildiği için, aynı tanıyı taşıyan iki kişinin şikayet profili birbirinden oldukça farklı olabilir [2]. Bu yüzden bir hastanın deneyimini bir başkasının deneyimiyle doğrudan kıyaslamak yanıltıcı olabilir.
Ne Zaman ve Hangi Uzmana Başvurulmalı
Çarpıntı, nefes darlığı veya reflü şikayeti olan bir pektus ekskavatum hastasının değerlendirmesi tek bir bölüme indirgenemez. Bulgulara göre göğüs cerrahı, çocuk cerrahı, kardiyolog ya da göğüs hastalıkları uzmanı gibi farklı uzmanlık alanlarından biri veya birkaçı sürece dahil olabilir; hangisinin öncelikli olduğu hastanın yaşına, semptomların türüne ve deformitenin şiddetine göre değişir. Kadıköy, İstanbul'da yer alan Pectuslab olarak biz de bu değerlendirme sürecinde ailelere doğru uzmana yönlendirme konusunda bilgi desteği sunuyoruz.
Özellikle şu durumlarda değerlendirmenin gecikmemesi önerilir: eforla artan ve dinlenmekle geçmeyen çarpıntı; günlük aktiviteleri kısıtlayan nefes darlığı; ya da tedaviye dirençli reflü şikayeti. Bu bulguların hiçbiri tek başına acil bir durum olduğu anlamına gelmez, ancak düzenli takip hem doğru tanının konması hem de gerekiyorsa tedavi seçeneklerinin (vakum bel gibi cerrahi olmayan yaklaşımlar veya cerrahi) zamanında değerlendirilmesi için önemlidir.
Cerrahi olmayan yaklaşımlar arasında göğüs duvarına negatif basınç uygulayan vakum bel yöntemi de yer alır. Bu yöntem seçilmiş kişilerde, özellikle göğüs duvarının hâlâ esnek olduğu büyüme döneminde değerlendirilebilen bir alternatiftir; hangi kişide uygun olduğuna hekim karar verir. Pectuslab'ın Gvacuum ürün ailesi bu yaklaşımı uygulayan cihazlardan biridir; ancak burada net olmak gerekir: cihazın çarpıntı, nefes darlığı ya da reflüyü ortadan kaldıracağına dair bir başarı oranı veya garanti iddiasında bulunulmamaktadır - kullanımın uygunluğuna hekim değerlendirmesiyle karar verilir.
Sık Sorulan Sorular
Pektus ekskavatumda çarpıntı her hastada görülür mü?
Hayır. Çarpıntı, özellikle çökmenin kalbe yakın ve şiddetli olduğu hastalarda daha sık bildirilmektedir [2][4]; hafif deformitesi olan birçok kişide hiç görülmeyebilir.
Nefes darlığı sadece egzersizde mi ortaya çıkar?
Çoğu hastada nefes darlığı efor sırasında daha belirgin hale gelir, ancak şiddetli deformitelerde günlük aktivitelerde de fark edilebilir [5][6]. Bu durum kişiden kişiye değişir ve bir uzman tarafından değerlendirilmelidir.
Reflü şikayetim varsa bunun nedeni pektus ekskavatum mu?
Bunu kesin olarak söylemek mümkün değildir. Reflü toplumda yaygın bir şikayettir ve pektus ekskavatumla birlikte görülmesi, otomatik olarak bir neden-sonuç ilişkisi olduğu anlamına gelmez; ayrı bir değerlendirme gerekir.
Bu şikayetler ameliyat gerektirdiği anlamına mı gelir?
Hayır, tek başına değil. Tedavi kararı; şikayetlerin şiddeti, deformitenin derecesi ve hekimin muayene/tetkik bulgularına göre verilir. Konservatif yaklaşımlar ve cerrahi, farklı klinik tablolarda ayrı ayrı değerlendirilen seçeneklerdir [2].
Kapanış
Pektus ekskavatum, her hastada aynı şiddette belirti yaratmaz. Çarpıntı ve nefes darlığının kalbe ve akciğerlere yapılan mekanik etkiyle ilişkili olduğuna dair literatürde giderek artan sayıda kaynak bulunurken, reflü ile ilişkisi henüz aynı netlikte tanımlanmamıştır. Bu üç şikayetten herhangi birini yaşayan hastaların, deformitenin şiddetini ve olası nedenleri birlikte değerlendirebilecek bir uzmana başvurması, doğru yönlendirme için en güvenilir yoldur.
Kaynaklar
Bize Ulaşın
Sorularınız mı var? Pektus tedavi ürünleri ve size uygun çözüm hakkında uzman ekibimizle konuşabilirsiniz.


